Jose Saramago – Filin Yolculuğu

Processed with VSCOcam with kk1 preset

Kim?

Jose Saramago. Nobel ödüllü, Portekizli yazar, şair, gazeteci. 1922’de doğup 2010’da vefat eden yazar Portekiz’in en önemli isimlerinden. Din konusundaki görüşleri sebebiyle ülkesinde bir süre sansürlense de, eserleri milyonlarca satmış ve onlarca dile çevrilmiş. Kendine has biçimi ve diliyle dünyaya ender geleceğine inandığım, her eserini ayrı bir heyecan ve keyifle okuduklarımdan kendisi.

Dışı

Dışıyla ilgili tartışmalar malumunuz. Bendeki Elif Şafak’ın kitabının ‘benzerliğinin’ ardından Kırmızı Kedi Yayınları’nın tekrar baskısı. Muhteşem fili Ayşenur Ataysoy tasarlamış. Kırmızı Kedi Yayınları’nın bu dokudaki kapaklarının okurken ayrı bir keyif verdiğini söylemeden geçemeyeceğim.

İçi

Filin yolculuğu Saramago’nun bir kısmını hasta yatağında tamamladığı son romanı. Epey uğraş vermiş kitabı bitirebilmek için ve sonunda eşinin de desteği ile başarmış. Kitabı elime alış sebebim aslında turistik. Yakın zamanda Lizbon’a yapacağım seyahati planlarken, bir şehri en iyi o şehrin yazarlarından dinlerim; orada yaşamış olanların kaleminden tanırım diyerek yolu Lizbon’dan geçmiş yazarları okumaya koyuldum. Saramago da onlardan en çok göze çarpanı.

Süleyman isimli fil ile bakıcısının Lizbon’dan Viyana’ya olan yolculuğunu anlatıyor kitap. Bu yolculukla o kadar çok şey anlatmış ki Saramago; tanık olduğu coğrafyayı, sosyal ve ekonomik düzeni, kilise eleştirisini, varoluşsal sorgulamaları… Bu sebeple sıkılmadan, ilgiyle okunacak bir yolculuk çıkmış ortaya. Asla bir yerden bir yere gidiş değil; bir maceralar silsilesi, bir diyaloglar bütünü, kocaman bir serüven, kara mizah. Özellikle yolculuktaki duraklarda karşılaşılan insanların, konuk olunan evlerin betimlemeleri; fil terbiyecisi ile komutanın diyalogları altı çizilesi. Yolculuk boyunca kahramanların yaşadıkları, öğrendikleri, kendileriyle ve toplumla, inanışları ile ilgili sorgulamları ilgiyle okunası. Kitabın pek de kalın  olmadığını düşünürsek birkaç günde bitirebileceğiniz bir yolculuk.

Saramago’dan bahsettiğimizde kitabın dili de ayrıca dikkat çekiyor tabii… Noktalama işaretleri yok denecek kadar az olan, cümle başı sonu belli olmayan, büyük harf kullanımına az rastladığımız bir biçim hakim kitaba. Başlangıçta karışıp tekrar tekrar okunan kısımlar olabiliyor, ama çabucak içine çekiyor hikaye sizi, hatta dilin bu biçiminden garip bir keyif alıyorsunuz. Bu keyfin sebebi biraz da okurken beni uğraştıran yazarları seviyor oluşumdan sanıyorum. Ancak burada çevirinin etkisi yadsınamaz. Bu kadar kendine has bir dili ve böylesine zor bir biçimi, keyifli okunabilecek şekilde ve orjinalinden pek az şey kaybettirdiğini düşündüğüm biçimde başarılı çevirisi için Pınar Savaş’ı tebrik etmek gerek. Zira Saramago gibi bir yazarı bu kadar ustalıkla çevirmek herkesin harcı değildir.

Yani

Yanisi; Saramago sevenlerin hem hikayesi ama özellikle de dili ile keyif alacaklarını düşündüğüm bir kitap Filin Yolculuğu. Saramago okumamış olanlar için farklı bir kitabından başlayıp yazara olan hayranlıklarını bir kat daha artırmak için bu kitabını okumalarını tavsiye edebilirim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s